0  

Erdem

Bir çoğumuzun cebinde banka kartları ve 'akıllı' olduğu söylenen telefonlardan var.

Örütbağ ("internet") üzerinden bir ürün ya da mal satın almak istediğinizi düşünelim. Eğer size bu ürün ya da hizmeti satın almak için şifre girmenize gerek kalmayacak 'akıllı' olduğu söylenen telefon sizi tanıyacak desem tepkiniz nasıl olurdu?

Diyelim ki bir başka mahalleye ya da şehre yolculuk yapmak istiyorsunuz. Aynı sayısal kimlik o bölgeyi sizin için yasaklı bölge ilan etse, ya da evinizden çıkmanıza izin vermese tepkiniz ne olurdu?

İşte kırmızı çizgiler, yüz maskeleri, fiziksel mesafe ve kapatmalarla tam olarak insanlar buna şartlandırılıyor, alıştırılıyorlar.

Dün kolaylık olarak gördüğünüz teknolojiler, yenilikler artık sizin sayısal kelepçeleriniz haline getiriliyor.

Öncelikle hali hazırda 'akıllı' olduğu söylenen telefonlarla insanların fiziksel parmak izi, ses, görüntü ve yüz tanıma gibi teknolojilerle biyolojik ve fiziksel bilgileri toplanıyor. Ortak kullanılan bilgisayarlarda tuşlara basma sıklığından sizin bir yetişkin mi yoksa çocuk mu olduğunuz tespit edilebiliyor.

ID2020 ismi verilen sayısal kimlik, bir insanın vücuduna aşı ile zerk edilen bir yonga ile tanımlamaya izin veren bir tür teknoloji anlamına geliyor.

Yonga derken insan vücuduna aşı ile zerk edilen metrenin milyonda biri, belki daha küçük boyutlarda bir elektronik devreden bahsediyoruz.

Yonga üzerine uzaktan tüm kişisel bilgileriniz ve banka hesaplarınız ("sayısal para") yüklenebilir.

https://id2020.org/overview

ID2020'nin arkasında BM ve ulusal hükümetler gibi kamu kuruluşları ve bu ittifakın özel kurucuları vardır.

ID2020'nin resmi sitesinde bu iş için para sağlayanları bulmak mümkündür.

Bunlar arasında şu üç tanesi öne çıkıyor : Microsoft, Rockefeller ailesi, ve GAVI (Küresel aşı ve bağışıklık ittifakı)

GAVI dışında bunların arasında aşılara büyük bir alaka gösteren ve bu sahaya büyük yatırımlar yapan Microsoft'un kurucusu Bill Gates de var.

Yakın gelecekte gerçeğe dönüşebilecek uzak bir teknoloji değil. Bu zaten gerçek.

Texas'ta evsiz insanlar ID2020'yi denemek için kobay olarak kullanıldı.

https://www.naturalnews.com/2019-10-23-vaccines-used-global-biometric-identities-for-surveillance.html

Bangladeş hükümeti de 2019 Eylül ayında bu birlikteliğin içinde yer aldı.

https://www.biometricupdate.com/201909/id2020-and-partners-launch-program-to-provide-digital-id-with-vaccines

Aynı Bill Gates 10 milyar dolarlık ilk yatırımdan nasıl 200 milyar dolar kazandığını ifade etti.

Aşı ile zerk edilen yonga bir insanın dünyanın neresinde olursa olsun izlenmesine olanak sağlayabilir, hatta o an ne yaptığını bilme imkanı bile verebilir.

GAVI : Çok uluslu ilaç ve aşı şirketleri için büyük kârlar

Peki GAVI nedir?

Resmi olarak GAVI, Dünya Bankası, UNICEF, DSÖ ve Bill Melinda Gates Vakfından oluşan bir kamu-özel ortaklığının ismidir.

Kendi sayfasında GAVI, başta Afrika olmak üzere dünyanın en yoksul ülkelerine aşı ulaştırmayı amaçlayan bir ittifak olarak tanımlanıyor.

Ancak iddia ettikleri 'insani' niyetlerin yanı sıra, bu ittifak geçmişte İngiliz GlaxoSmithKline ve Amerikan Pfizer gibi büyük ilaç şirketlerinin iktisadi faaliyetlerini kayırmakla suçlandı.

Sonuç olarak, tumturaklı sözler ve iki yüzlülükle gizlenen hayırseverliğin altında gizli büyük iktisadi çıkarlar vardır.

Ayrıca Rockefeller ailesinin sayısal kimlik sürecine ve aşılara özel bir ilgisi vardır. Bu ilgi nereden kaynaklanıyor?

Bu ilginin nereden kaynaklandığını anlamak için 90'lı yılların başına geri dönelim ve DSÖ ile yaptıkları çalışmalara bakalım.

Küresel Aşı Enstitüsü raporlarına göre DSÖ diğer adıyla Dünya Sağlık Örgütü, 90'lı yılların başında Rockefeller vakfı ile birlikte Meksika, Nikaragua ve Filipinler'de aşı kampanyaları düzenlemişti.

Bir Katolik örgüt olan Meksika Yaşam Komitesi (Comite Pro Vida de Mexico) Dünya Sağlık Örgütü'nün programının ardındaki gerçek niyetten kuşkulandı ve çok sayıda aşı ampülünü test etmeye karar verdi.

Test sonuçlarında aşı ampüllerinde bulunan kimyasal antikor üretimini tetikliyordu ve böylece kadınlar gebe kalamıyordu; bu 'gizli bir düşük' demekti.

Görüldüğü gibi DSÖ denilen örgüt aşıları insan nüfusunu azaltmada, nesli yok etmek için bir silah olarak kullanıyor.

Tüm bu olayların hedefinde insanlığı karanlık çağlara sürüklemek, tek dünya devleti isminde bir kölelik düzenini kurmak var.

Kendisi eski, adı yeni dünya düzeni olan bu düzen eli sopalı demokrasi, diğer bir ifadeyle bir diktatörlük sistemi kurmak istiyor.

Semâvi dinler de yok edilip, insanların dini de uyduruk bir dinde birleştirilmek isteniyor.

İcat edilmiş "V virüs" salgını ise toplu aşılama için mükemmel bir bahane olacaktır.

Kaynaklar :

  • https://www.ewtn.com/catholicism/library/babykilling-vaccine-is-it-being-stealth-tested-11055
  • https://www.theyeoftheneedle.com/2020/03/21/id2020-is-digital-vaccination-about-to-become-mandatory
  • https://www.globalresearch.ca/coronavirus-causes-effects-real-danger-agenda-id2020/5706153
aşı sayısalkelepçe

  yanıtla

Yanıt yaz