Arduino ile ekmek mayalama dolabı yapmak

Ekmek yapımı ve sıcaklık

Bu bölümde ekmek yapımında sıcaklığın etkisini anlatmaya çalışacağız.

Ön Bilgi

Bir ekmek mayalama dolabı yapmayı düşündüğümüzden bahsetmiştim. Bu kısımda neden kendi ekmeğimizi pişirelim, ekmek yapımında sıcaklık gibi konulara değinmek istiyorum.

Neden kendi ekmeğimizi pişirelim

Bir liraya ekmek almak varken kendi ekmeğimizi pişirelim diye sorarsak bunun nedenleri var.

  • Ticari ekmek mayası S. cerevisiae'nin artık genetiğiyle oynanabiliyor
  • Fırınların ekmeğe kattığı katkı maddeleri
  • Un fabrikası tarafından ekmeğe katılan katkı maddeleri. Gene yabancı kaynaklarda bunların üretiminde GDO'lu organizma kullanıldığına dair bilgiler var.
  • Buğday üretiminde kullanılan zirai zehirler. Bunlardan en tehlikesi Monsanto denilen, aynı zamanda GDO devi olan insanlık düşmanı firmanın ürettiği Glyphosate etken maddeli zehir. Bu etken maddeli zehirin insan sağlığını nasıl tehdit ettiğini ileriki bölümde izah etmeye çalışacağım.
  • Doğal maya ile üretilen ekmeğin daha sağlıklı ve lezzetli olması

Kısacası eğer katkısız un kullanırsak o zaman un fabrikalarının ekmeğe kattığı katkı maddelerinden kaçınmış olacağız. Hele bir de ilaçsız ya da organik un bulabilirseniz o zaman buğdaya verilen zirai zehirlerden de kaçınmış olacağız.

Glyphosate ve sağlığa etkileri

Son zamanlarda eğer basında çıkan yazıları ya da doktorların açıklamalarını takip ederseniz sanki gluten öcü gibi gösteriliyor. Çölyak hastalığında da anlaşıldığı kadarıyla bir artış var.

Ben doktorların aksine çölyak hastalığını oluşturan asıl etmenin buğdayın proteni olduğunu zannetmiyorum.

Bunun asıl nedeni buğdaya verilen glyphosate isimli bir zehir olabilir. Bu etken maddeli ilaçlar yabani otları öldürmek için kullanılıyor. Monsanto denilen insanlık düşmanı, GDO'lu tohumları üreten firma Round Up ticari ismiyle bu zehri üretiyor.

Sadece bununla sınırlı değil Alzheimer, obezite, sindirim sisteminde bozukluklar, otizm gibi bir çok hastalığa neden olabileceğine dair veriler var.

Örneğin MIT'nin hazırladığı bu sununun 27. sayfasına bakın. Glyphosate kullanımı ve çölyak hastalığı arasındaki ilişkiyi görebilirsiniz.

https://people.csail.mit.edu/seneff/glyphosate/Groton_Seneff.pdf

Bu bilim insanı Glyphosate'ın takriben piyasaya sürülme zamanı olan 1975 yılından günümüze kadar otizm ile ilişkisini incelemiş. Son rakamlar Amerikada her 68 çocuktan birisinin otizm olduğunu ortaya koyuyormuş.Bu noktada çok çarpıcı bir tespit ortaya koyuyor. Eğer artış bu hızla devam ederse 2032 yılına gelindiğinde Amerika'da doğan çocukların yarısına otizm teşhisi konacak. O zaman da bu ülke harika olmayacak. (Bence zaten değil. En berbat ülkelerden bir tanesi) Bütün zamanımızı, mesaimizi bu çocukların bakımıyla harcayacağız diyor.

Bu bilim insanının konuşmasını buradan takip edebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=qYC6oyBglZI

Bu arada ülkemizde gerçek doktor, bilim adamları varsa glyphosate kullanımı ile otizm, çölyak hastalığı arasındaki ilişkiyi incelemeleri gerekir. Amerika'da 1/68 diyor acaba Türkiye'de bu oran kaç.

Glyphosate denilen tarım zehirinin ve GDO'lu hayvan yemi ithalinin acilen yasaklanması lazım!

Bu açıklamayı yaptıktan sonra konumuza geri dönelim.

Ekmek nasıl yapılır

Burada ekmek yapımını anlatmayacağım. Ama sizi ekmek yapımını öğretecek kaynaklara yönlendireceğim. Sağlıklı ekmek yapabilmek için kendi doğal ekmek mayanızı üretmeniz gerekiyor. Buradan doğal ekmek mayası yapımını öğrenebilirsiniz :

Ekşi maya nasıl yapılır

Eğer kendi organik ekmeğinizi yapmak isterseniz buraya bakabilirsiniz :

Organik ekmek tarifi

Ben kendim de sıklıkla bu doğal ekmek tarifini kullanıyorum. Yabancı dilde. Ama alt yazılarını Türkçe'ye çevirmiştim. Eğer isterseniz buna da bakabilirsiniz :

Ekşi mayalı ekmek yapımı - Ekmek ustalık sınıfı

Hamur sıcaklığı

Ekmek yapımında acemiliği biraz atıp artık fırınlarda satılana benzer ekmekler yapmaya başladığımda öğrendiğim konulardan bir tanesi de ekmek yapımında sıcaklığın etkisi olduğu idi.

Farklı sıcaklıklarda mayalanan ekmeklerin son hali de farklı olacaktır. Ayrıca çokça ekmek pişiriyorsanız ya da standart bir ürün elde etmek istiyorsanız hamurun sıcaklığını kontrol etmeniz gerekir. Ticari olarak üretim yapan fırıncı arkadaşlara sorduğumda onların da hamur sıcaklığına dikkat ettiklerini öğrendim.

Öğrendiğim ilginç bilgilerden bir tanesi ise hamur sıcaklığının belirli bir sıcaklığa ayarlanması. Örneğin ekşi mayalı ekmek yapımında hamurun sıcaklığının 24 ya da 25 ° C olması isteniyor. Bunu ayarlamak için de su sıcaklığı ayarlanıyor. Bunun da ayrı bir hesabı var ama şimdilik bu konuya girmeyeceğim.

İşte bana Arduino kullanarak bir ekmek mayalama odası fikrini veren bu öğrendiğim bilgiler oldu.

Ticari maya kullanarak ekmek yapımında fırında ikinci mayalama için ekmekleri 24 ° C'de % 75 nemde 1,5 - 2 saat bekletiliyorlar. Doğal mayalı hamur kullanıldığı zaman ise mayalama sıcaklığı 20 ila 28 ° C arasında değişiyor. Doğal mayalı ekmekler için neden farklı mayalama sıcaklıkları kullanıldığını yeri gelince izah etmeye çalışacağım.

Mayalama dolabını pratiğe geçirmek için şöyle düşünebiliriz. Bir tane dolabımız var. İçerisine hamur koyuyoruz. Sıcaklık ve nem bilgileri sunucuya radyo sinyalleri ile gönderiliyor. İkinci aşamada ise örneğin sıcaklığı sabit bir derecede tutmak istiyoruz. Bu durumda dolabı ısıtıp soğutmamız gerekecek. Dolabı ısıtmak için eski sarı ampüllerden faydalanabilir. Ampülü yakıp söndürmek için ise kablosuz bir priz kullanabiliriz. Uygulamanın en zor kısmı belki bu kablosuz priz kullanımı olabilir. Çünkü bir parça ters mühendislik yapmamız gerekecek.

Bu resimde doğalı mayalı ekmeklerde bulunan L. sanfranciscensis lactobacillus ve C. milleri mayasının sıcaklıkla gelişimi verilmiş. Ticari mayalarda ise S. cervisiae kullanılıyor.

Yalnız bu ikisi arasında ufak bir fark var. L. sanfranciscensis bir laktik asit bakterisi, Candida milleri ise ekşi maya ve kefirde bulunan bir maya.

L. sanfranciscensis için en uygun sıcaklık 32 - 33 ° C , C. Milleri ise en hızlı 27 ° C'de çoğalıyor. En uygun sıcaklık derken etkinliğin en fazla olduğu sıcaklıkları kasdediyoruz. Bunu yukarıdaki resimden görebilirsiniz. Etkinliğin en fazla olduğu sıcaklıkta ise doğal olarak mayalanma en kısa tamamlanacak.

L. sanfranciscensis'in çalışabileceği en yüksek sıcaklıklar 41 ° C ve C. Milleri için ise 36 ° C. En yüksek sıcaklık derken de artık bu sıcaklığın da üzerine çıkıldığında adeta maya veya bakterinin etkinliği neredeyse sona eriyor.

S.Cervisiae için ise en uygun sıcaklık 32,3 ° C en yüksek sıcaklık ise 45, 4 ° C civarında.

Resmi daha detaylı incelediğimizde 36 ° C'nin üzerindeki sıcaklıklarda maya etkinliğinin sona erdiğini, durduğunu görebiliyoruz. Bakteriyel etkinlik ise 32 - 33 ° C'lerde en tepe noktasına çıkıyor.

Doğal mayalı hamurlar için mayalama sıcaklığı olarak genelde 20 ila 28 ° C arasında değişiyor demiştik. Yeri gelmişken doğal mayalı ekmekler için neden farklı mayalama sıcaklıkları kullanıldığını yeri gelince izah etmeye çalışayım. Örneğin bazı fırıncılar 32 - 33 ° C'lerde doğal mayalı ekmeği mayalandırmayı tercih ediyorlar. Bunun nedeni ise tad olarak daha ekşi bir ekmek elde etmek. Dikkat ederseniz bakteriyel etkinlik bu sıcaklıkta en tepe noktasına çıkmışken, maya etkinliği ise yarıdan daha aza inmiş.

Çocukların oynadıkları tahterevallileri bilirsiniz. Burada da 27 ° C'den 33 ° C'ye doğru hareket ederken bir denge var. Maya etkinliği artarken bakteri etkinliği azalıyor. Maya faaliyeti arttıkça ve mayalanma süresi kısaldıkça daha tatlı, bakteri faaliyeti artıp mayalanma süresi uzadığında ise anladığım kadarıyla daha ekşi ekmekler elde ediliyor. Böylece damak tadına göre fırın ustaları doğal mayalı ekmek için farklı mayalanma sıcaklıkları kullanıyorlar.

Sonuç

Bu bölümde ekmek yapımı ile ilgili teknik konulardan, hamur sıcaklığından bahsettik. Maya ve bakterilerin ilginç alemine de bir pencere araladık.

Tüm bunlar bize Alemlerin Rabbi olan Hazret-i Allah'ın (c.c) büyüklüğünü, yarattıklarındaki sanatını gözler önüne seriyor. Hatırımıza da Rahman Suresi'nin 7 ve 8. ayetlerini getiriyor.

7 - Göğü yükseltti ve mizanı koydu.

8 - Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.

Tefsirlerde mizanın tartmak anlamına gelebileceği gibi tartı aleti, terazi gibi anlamları olabileceği anlatılıyor. Gene mizanın bütün eşya arasındaki denge kanunu olduğunu öğreniyoruz.

Baktığımızda yediğimiz ekmeği ekmek haline getiren maya ve bakteriler arasında bile bir denge var. Alemlerin Rabbi olan Allah-u Teala ve Tekaddes Hazretleri (c.c) her şeyi ne güzel yaratmış. Bir düşünün ki maya ve bakteriler de kendilerine taksim edilen görevi yerli yerince ifa etmek suretiyle insanlara fayda sağlıyor.

Bizlere en başta iman olmak üzere bildiğimiz, bilmediğimiz nimetler ikram buyuran Rabbimize hamd-u senalar, şükürler olsun.

İşte vahyin aydınlığı altında bir şeyler öğrendiğiniz zaman tefekkür için bir sürü pencere açılıyor. Hazret-i Rahman'ın (c.c) büyüklük ve kudretini tefekkür etmeye çalışıyoruz.

Allah nasip ederse ileriki derslerde tekrardan elektronikle ilgili teknik konulara döneceğiz.

Yorumlar

yorum yaz

Yorum yaz

Henüz yorum yok.